Bir Baska Alem CHATLER VADISI HAYAL
  Yengec Burcu
 

YENGECİN 10 TEMEL ÖZELLİĞİ

AŞIRI DUYARLILIK VE DUYGUSALLIK: Kolay etkilenme, alınganlık, kırılganlık, çabuk heyecanlanma, düşünerek değil duygularıyla hareket etme, melankoli, hülyalı tavırla, sinirlilik, tepkisel davranma, ilhamları soğurma.

 

YOĞUN SEZGİ VE HAYAL GÜCÜ: Kuvvetli altıncı his, sezgilerinde yanılmama, sezgilerine güvenerek doğruyu bulma, hayal ve düş gücü, insanları sezgi gücüyle tanıma, olacakları önceden düşünme.

SERT GÖRÜNÜME KARŞI SEVECEN İÇ ALEM: İçe dönük yapı nedeniyle sert tavırlar, buna karşılık insancıllık, duygululuk, sevgi, şevkat,
birazda sululuk.

KARARSIZLIK: Duygusal yaklaşım nedeniyle çevre etkisinden kurtulamama, bu nedenle kararsız kalma.

EVİNE,AİLESİNE, ÖZELLİKLE ANNESİNE AŞIRI DÜŞKÜNLÜK: Ailesine söz söyletmeme, özellikle anneye aşırı bağlılık ve bağımlılık, evini yuva bilme ve orada bulunmaktan huzur duyma, onları koruma altına alma, bunu yaparken hırpalama, ailesine karşı aşırı cömert davranma.

YAŞADIĞI ŞEHRİ GÜZELLEŞTİRME ARZUSU: Belediyecilik, güzelleştirme derneklerinde faaliyet.

SAHİPLENME İÇGÜDÜSÜ: Sevdiği şeyleri sahiplenme ve canı pahasına terk etmemekte direnme, sevdiklerini kıskanma, kötü gözlerden sakınma, tutumluluk.

YARDIMSEVERLİK: Yardım organizasyonlarına aktif görev alma, dostlarına ve yakın çevresine karşı cömertlik, zor durumda kalanlara kurtarıcı rolünde yardım.

GÜÇLÜ HAFIZA: Duyduklarını, öğrendiklerini, gördüklerini unutmama.

ÇEKİNGENLİK: Geri planda kalma, liderlik vasfı taşımasına rağmen ön plana çıkmaktan kaçınma, içe dönğk yapı, ancak gerektiğinde cesur davranma.

YENGECE DAİR

DOĞARKEN

Yazın başladığı, meyvelerin olgunlaştığı, duyguların fokurdamaya başladığı, bol güneşli güneşli günler. Tarlada, mavi yeldirmesinin yenlerine alnını silerek yorgun argın çalışan veya gezinen köylü kadın. Meyvelerin ağırlığıyla dallar eğilir, başaklar olgunlaşmaya başlar. Yaz aşklarının en yoğun biçimde yaşandığı günlere gelinmiştir.İnsanlar sanki şıpsevdi haline gelir. Aşk adına daldan dala atlar. Ancak daldan dala atlarken de gerçekten aşık olduğunu sanır. İşte bu günlerde bir bebek doğar. Her bebek gibi tatlı ve şirin ama duygusal, söz dinlemez, anlaşılmaz ve küseğen.

BÜYÜRKEN

Okul hayatında zorlanan, öğrenmekten ziyade oynamayı düşünen, ruh hali günden güne farklılık gösteren, aşırı derecede hassas, içedönük, kendisini ifade etmekte zorluk çeken, biraz hırçın bir çocuk. Onlar, ”ya hep ya hiç” duygusallığıyla hareket ederler. Ya birden bire en yükseğe çıkmak, yada yerinden kıpırd mamak. Merdiveni basamaktan basamağa çıkmak onlara göre değildir. Onlar korumak ve korunmak, sevmek ve sevilmek için yaratılmıştır adeta. Ailesine aşırı düşkündürler.Ve doğuştan annedirler. Başkasının bebeğini seven, saatlerce zevk için bebeklerle oynayan bir kız veya kadın görürseniz anlayın ki yengeçtir. Erkeklerinde dahi annelik duygusu yoğundur, ancak bunu göstermeyi sevmezler. Aşırı duyarlı ve duygusal olduklarından anne babasının onlara daha sevgi dolu yaklaşması, ona güvende olduğunu hissettirmesi gerekir. Böyle davranılırsa hırçınlıkları en az seviyeye inecek, onlarda çevrelerine sevgiyle cevap verecektir. Kızdığında veya küstüğünde, ona sevgiyle yaklaşarak, kucaklayarak veya saçlarını okşayarak gönlünü alabilirsiniz. Aşırı yemeye başlamışsa anlayın kı duygusal kırgınlık yada tatminsizlik içindedir. Abur cubur şeyler yemesine engel olmanız gerekir, zira en hassas ve en çabuk hastalanan bölgesi midesidir. Alerji oluşturan yiyecek ve içeçeklerden uzak durması gerekir, zira cildi çok çabuk etkilenir, kızarıklıklar ve sivilcelerle başı dere girer.

DÜNYAYA GELİŞ AMACI

Yengecin dünyaya geliş amacı, içimizdeki doğruları, güzellikleri, yönlendiricileri keşfetmek ve bunları dış dünya ile uyumlu hale getirmektir. O, kalbinin derinliklerindeki sevgiyi yüzeye çıkarır ve tüm benliğinde hisseder. Beyninin derinliklerindeki bilinci duyumsar. O, beş duyuyla sınırlandırmaz kendini. Bedeninin ve ruhunun bütün zerreleriyle hisseder. Ve iç dünyasıdnan edindiği sezgileriyle, duygularıyla ve bilinciyle, dış dünyanın uyumsuzluklarıyla baş etmeye çalışır. Ancak bu mücadele o kadar da kolay değildir. Aşırı duyarlı ve duygusal iç dünyanın, acımasız ve tümüyle maddi dış dünya ile karşılaşması Yengeci kırılgan hale getirir. Bu nedenlede hayvanlar dünyasının yengecinin sert bir kabuğa bürünmesi gibi Yengeç insanıda yüzüne maskeler takar, içsel dünyasının üzerine zırhlar giyinir. Yüzündeki sert ifade bir maskedir, beğendiği veya sevdiği birini el ve diliyle didiklemesi bir başka maskedir. Yüksek sesle ve hızlı konuşması, duygularını saklamaya yöneliktir. İnsanlara mesafeli durması, sıklıkla evine çekilmesi, incinmemek için geliştirdiği savunma mekanizmasıdır. Ancak Yengeç, güvenlik arayışı içinde tümüyle kabuğuna çekilirse durağan hale gelir, değişimleri algılayamayan, ilişkileden kaçınan, duvarda sabitlenmiş bir tuğla durumuna düşebilir. Yengeçteki annelik zırhı da bir başka tehlikedir. Erkek olsa bile, çocuklarına annelik yapmak anlaşılabilir ama sevgilisine veya arkadaşına anne gibi korumacı ve her işine karışıcı şekilde hareket etmek, sevdiklerinin ondan uzaklaşmasına neden olabilir.

SÜMSÜK

Hain astrolog ”sümsük” adlandırmış Yengeci. Günahı varsa onun boynuna. Sümsük, ansiklopedik anlamıyla”uyuşuk, pısırık , ”beceriksiz” demek. Evcil oldukları doğru, annelerinin dizi dibinde oturmak istedikleri doğru, biraz çocuksu oldukarı doğru.Ama bütün bu doğrular onları sümsük yapar mı? Tabii ki yapmaz. Ancak bir durumda uyuşuk bir konumda beceriksiz kabul edilebilirler. Yengeçler, yoğun şeklide edilgen olduğu için yöneticilik yönünden beceriksizdirler. Gökteki ay’ın eksilmeye başladığı andan itibaren de günden güne güçlerini, arzularını yitir ve yeni ayın doğumuna yakın uyuşuk ve pısırık hale gelirler. Sadece bedenleride değildir uyuşan, aşkları ve duygularıda uyuşur, hareketli ve duyarlı yengeç uyumaktan, pineklemekten başka birşey düşünemez hele gelir.

ÇALIŞMA HAYATI

Yeni işe girmiş veya iş değişikliği yapmış bir Yengeç insanı uzun bir süre sessiz ve sedasız işiyle ilgilenecek, iş arkadaşlarıyla nasıl bir ilişki kuracağı konusunda tereddüt gösterecektir. Zira duygusallığının zayıflık olarak algılanmasından korkar. Bu süre içinde içe dönük yapısı diyaloglarını hırçın bir görünüme sokacaktır. Ancak birlikte çalıştığı insanları yakından tanıdıkça ilişkileri belirli bir düzeye girecektir. Samimi hava doğduktan sonraki günlerde, dışarıdan dinlediğinizde içeride kavga olduğunu veya eğlence düzenlendiğini sanabilirsiniz. Merak etmeyin, bizim Yengeç konuşuyor veya şakalarıyla ortalığı kırıp geçiriyordur. Özel hayatlarında olduğu gibi çalışma hayatlarında da Yengeçler, duygusallıklarını gizlemek için set görünmeye, bağırıp çağırarak konuşmaya, el ve dil şakarı yapmaya özen gösterirler.Bu nedenlede çağlayanlar gibi gürültücü ve suludurlar. Yengeçler ekip çalışmasına yatkındır. Kendilerine verilen görevi de en iyi biçimde yapmaya çalışırlar. Elleri bereketli fakat biraz cimridirler. Sevdiklerine yardım ederler ama öncelikle başlarının yardım etmesini beklerler. Başkası yardım edecekse onun cebinden niçin para çıksın ki? yada üzerine vazife olmayan bir işi n,çin yapsın ki?






Kommentar zu dieser Seite hinzufügen:
Ihr Name:
Ihre E-Mail-Adresse:
Ihre Homepage:
Ihre Nachricht:

 
  Bugün 40983 Besucherkişi burdaydı!  
 
=> Willst du auch eine kostenlose Homepage? Dann klicke hier! <=
Beyoglu Bir Baska Alem